Eskiden doğru olan ve olumlu saydığımız değerler artık değerli değildi. "Tamam, estetik ve güzellik pek önemli değildi. Gün geçtikçe ruhların taşıdığı şeylerden uzaklaşıyoruz.
Çıkan her şey; yediğimiz yemeklerden dinlediğimiz müziğe kadar tatsız, tuzlu, ruhsuz. Her şeyin altında bir “ihmal” var ve bu rahatsızlık bizi endişelendiriyor. Standardın dışına çıkamayan ve insana kendini ifade etme fırsatı vermeyen bir fenere düştük.
Sıradanlık yükseldikçe tasarımlarımız ve ürün kalitemizle DUR DUR ata dedik.
tasarım; Daha estetik, kullanıcı dostu ürünler yapmak ama tasarım sadece ürün tasarımından ibaret değildir. Günümüzde tüm gelişmiş ülkeler hizmet ekonomisine dönüşmüştür. "Hizmetler" dediğimiz ticaret, yeme-içme, bankacılık ve ulaşım, bir ülkenin gelirinde fabrikalarda üretilen ürünlerden çok daha büyük bir paya sahiptir. Bu nedenle sadece ürünlerin tasarımını değil, hizmetlerin tasarımını da dikkate almalıyız. Restoranda yemek yediğinizde veya bir nakliye firmasından hizmet aldığınızda bile kullanıcının hayatını kolaylaştıracak ve konforunu artıracak birçok yeni tasarım gerekiyor.
Günümüzde tasarımcılar sadece sipariş vermek için değil aynı zamanda stratejist olarak da çalışan kişilerdir. Çünkü bu dönemin tasarımcılarının çalışmaları insan ilişkilerini kökten değiştiren bir etkiye sahip. Bunun en somut kanıtı ise son yıllarda hayatımıza giren akıllı telefon tasarımlarının insan ilişkilerini kökten değiştirmiş olması.
Karşılaştığımız tüm zorluklara ve fırsatlara bir tasarımcı gözüyle yaklaşmak, insanların daha kolay, daha güvenli, daha konforlu ve daha ekonomik bir yaşam sürmelerine yardımcı oluyor. Bu ancak tasarımı bir felsefe, dünya görüşü ve konum olarak ele aldığımızda mümkündür.